PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Pirinç Tanesi


Güven SANCAK
12-21-2009, 12:57
http://img685.imageshack.us/img685/9959/princf.jpg (http://img685.imageshack.us/i/princf.jpg/)


(Yazarını bulamadım ama ben yazmış olmak isterdim... )

Beş yaşında idim.
Rahmetli babaannem pirinç ayıklıyordu.
Bir tane yere düştü.
Babaannem eğildi,
aramaya başladı.
Sağa bakıyor, sola bakıyor, bulmaya çalışıyordu .
Çocukluk iste,

-Aman babaanne dedim.
- Bir pirinç tanesi için bu kadar caba harcamaya, yorulmaya değer mi?
Rahmetli ilk defa sertleşti bana karşı, öfkeyle doğruldu.
-Sen oturduğun yerden ahkâm kesiyorsun, ' dedi.
- Hiç pirinç üretilirken gördün mü? İnsanlar ne kadar zorluk çekiyorlar.


Bir pirinç tanesinde kaç insanin göz nuru,
alın teri, emeği, çilesi var biliyor musun?'
Utancımdan kıpkırmızı olmuştum.


Aradan yıllar geçti.
Hukuk Fakültesinde öğrenciyim.
Alain'in proposlarini okuyorum.
Birden irkildim.
Babaannemi hatırladım.
Alain, bir insan yerde bir iğne görüp de eğilip almazsa, bütün uygarlığa
karşı ihanet etmiş olur diyordu.
İlave ediyordu.
Bir iğnenin üretiminde binlerce insanin alın
teri, göz nuru, el emeği vardır diyordu.

On dokuz yıl evveldi.
Stockholm'e gitmiştim. Bir otele indim.
Geceydi. Sabahleyin, traş olmak i çin
lavaboya gittiğimde, aynanın yanında ilginç bir not gördüm.
'Lütfen traştan sonra jiletinizi çöpe atmayın,
yanda bir kutu var oraya bırakın, bir tek jiletle dahi olsa, İsveç
çelik sanayisine yardımcı olun' diyordu.
Doğrusu hayretler içinde kaldım.
Çocukluğumdan beri çelik eşya denince akla İsveç çeliği gelir.
Birçok eşya üzerinde' İsveç çeliğinden yapılmıştır' diye yazardı.
İste o ülke, kullanılmış bir tek ufacık
jiletin bile çöpe gitmesini istemiyor, ona sahip çıkıyor,
gelen turistlere rica yollu uyarıda bulunuyordu.

İsviçre'de zaman zaman, belli
periyotlarda radyolar, televizyonlar bir haberi duyurur.
'Şu tarihte, su saatte, adamlarımız gelecek.
Siz lütfen hazırlığınızı yapın. Okumadığınız, ilgilenmediğiniz,
kullanmadığınız ne kadar kitap, dergi, gazete varsa,
kâğıt, ambalaj, kutu varsa, velev ki, bir ilaç prospektüsü dahi olsa,
kapının önüne koyun. İsviçre'nin kalkınmasına yardımcı olun. Fazla
ağaç ziyanına engel olun.'

Japonlar son derece sade, basit, yalın mütevazı yasayan insanlardır.
Evlerini mobilya ile eşya ile dolduranlar Japonlara göre ruhen tekamül
edememiş, hayatın manasını anlayamamış, zavallı
kimselerdir..
Böyleleriyle; evini mezat salonuna çevirmiş zavallı, diye eğlenirler.
Bir insanin gösteriş için eşyanın esiri olması ne kadar acıdır.
Vaktiyle Japon ekonomisi darboğazdan geçiyor. İç borçlar, dış borçlar
gırtlağı aşıyor.
Zamanın başbakanı meclisi toplar.
Kürsüye çıkar.
Durumu olanca açıklığı ve tehlikeleri ile anlatır ve;

-Şu andan itibaren der,Tanrı şahidim olsun ki, Japonların iç ve
dış borçları son kuruşuna kadar ödenmeden, pirinçten başka bir şey yemeyeceğim.
-Şu üstümdeki elbiseden başka elbise giymeyeceğim.
Dediklerini yapar, en üstten en alta bir israftan kaçınma kampanyası
açılır.
Japonya bütün borçlarını öder. Bu durumun toplumun
bütün kesimlerini, tek istisna olmadan
kapsadığını söylemeye gerek yok.
Geçenlerde Japon imparatorunun sarayını gördüm.
Yarabbim, ne kadar sade, ne kadar mütevazı, ne kadar gösterişten uzak....

Yakup İMAT
12-21-2009, 13:28
Selam Olsun,

Teşekkürler Güven,

Rabbim bizleri yere düşen pirinç tanelerini arayan ve aynı mantıkta çocuklar yetiştirenlerden eylesin (Amin)

Hacı Ali GÜNEÇIKAN
12-21-2009, 13:33
Güven kardeşim bazı değerlerin hatırlatılmasına vesile olan yazı için çok teşekkür ederiz.El emeği,göz nuruna saygı ve Ülkesi için kahramanlık yapanlar bu şekilde hep anılmaktadırlar.Var mı?ötesi.İnsanlığın bu duyarlılığa sahip olması dileğiyle...





46/50
Kahramanmaraş
---------------
0.532.5085987

İbrahim GÖBEL
12-21-2009, 18:54
Güven kardeş ellerine sağlık çok güzel bir paylaşım. Bizler tutumlu olsak inan dünyaya kafa tutarız. Tanıdık bir lokantadan köpeklerim için yemek ve ekmek artıklarını alıyorum. İnanın içim acıyor her gün iki kova Türkiyedeki israfı siz hesap edin artık.

Mehmet Reis
12-21-2009, 18:58
Allah bizim ülkemizede nasip etsin böyle bir düşünce tarzını

Mustafa ŞENÖZ
12-21-2009, 21:19
bizde bu kadar israf varken zorr..1 yıl boyunca çöpe giden ekmeği hesap etsek zararımız arıya iner bırakın jileti,bırakın kağıdı

Cemal Güngör
12-21-2009, 21:27
Selam Olsun,

Teşekkürler Güven,

Rabbim bizleri yere düşen pirinç tanelerini arayan ve aynı mantıkta çocuklar yetiştirenlerden eylesin (Amin)

AMİN...

İbrahim KAYA
12-21-2009, 22:28
Güven Abi Emeğine Sağlık çok Anlamlı Bir Paylaşım

Mustafa DATLAR
12-22-2009, 02:06
Fakültede iken Yunanistandan gelerek bizimle beraber okuyan Yunan vatandaşı Türk arkadaşlar vardı. Yunanlıların kırdıkları tabakların özel olarak yapılmış basit alçıdan yapılmış tabaklar olduğunu söylemişlerdi. Ama bizde eğlenmek için porselen tabakların kırıldığını gördüğümde hep içim bir hoş olur. Başka ülke vatandaşlarının iyi özellikleri almak yerine başkalarında dahi olmayan kötü şeyleri almak her zaman olmuştur. Belgeselleri izlerken temel kurallardan bir tanesi avcı bile av olabilmektedir. En güçlü canlı bile durum müsait olmadığında besin zincirindeki yerini almakta. Ama hiç bir canlı karnı doyduktan sonra daha fazla av yapmaya çalışmamakta. Yırtıcı hayvanlar ile zebra ve antiloplar gibi onların avlarının bir arada olduğunu çoğumuz görmüşüzdür. Her an dikkat etmelerine rağmen bu yırtıcılar hareketlenmedikçe otlayanları bile gördüm. En küçük parça dahi değerlendirilirken biz israf etmeye bayılıyoruz.

http://www.izlesene.com/video/hayvanlar-aslan-zor-durumda--battle-at-kruger-/562919